Oku: Mahremiyet: Yeni Lüks
- Hale Acun Aydın
- 20 Oca
- 1 dakikada okunur
Mahremiyetin peşinde koşmak baştan kaybedilmiş bir oyun mu?
Ne kadar çok bilgimizi gönüllü ya da farkında olmadan dışarı açıyoruz, hiç düşündünüz mü?

Kuru temizleme hizmetinden uçak biletine kadar, hayatın birçok noktasında sürekli bilgilerimizi beyan ediyoruz. Akıllı saatler kalp krizi riskimizi ölçerken bir yandan da kalp atışlarımızı şirketlerle paylaşıyor.
Marketlerin alışveriş verilerinden hamilelikleri tahmin edip buna göre kampanyalar düzenlediği örnekleri de hatırlarsınız.
Dijital çağda mahremiyetin peşinde koşmak baştan kaybedilmiş bir oyun mu?
Yoksa olanca zorluğuna rağmen mahremiyet, geçmişin kalıntısı değil; gelecekte bize yol gösterecek bir pusula olabilir mi?
Çünkü en temelde, başkasının mahremiyetini korumak, kendi hakkımızı da korumaktır.
Sevgili Kadriye Yürük Yılmaz’ın "Mahremiyet: Yeni Lüks" kitabını okurken aklımda bu sorular vardı. Mahremiyetin teknolojiyle ilişkisini hem düşündüren hem de yeni sorular açan bir şekilde ele alıyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Mahremiyet, dijital çağda hâlâ savunulabilir mi?








Yorumlar