Sadeleşerek Özgürleş'in 3. yaşı
- Hale Acun Aydın
- 28 Nis
- 1 dakikada okunur
Nisan ayının sonu, kitabımın yayımlanışının 3. yıl dönümü.
Matbaadan ilk gelen 10 kitabı eve götürüşümü ailemle incelememizi unutamıyorum.

Bu süreçte öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu oldu: Yazmak yalnızca bir kitabı tamamlamak değil, aynı zamanda düşünceleri sadeleştirmek ve gerçekten işe yarayan bir dil kurabilmek demek.
Yazma sürecimde editörümle aramızda geçen bir konuşma oldu. Ben tek oturuşta uzun uzun yazamadığımdan şikayet eder bir seferde uzun bölümler yazıp ardından bir süre bir türlü yazmaya oturamazken, editörüm bu araların bir demlenme süresi olduğunu söyledi. Çünkü bazı metinler, yazıldıktan sonra da kendi içinde olgunlaşmaya ihtiyaç duyuyor. Kitabım da böyle bir süreçten geçti.

Bugün geriye dönüp baktığımda, kitabın okuyucular tarafından "sade", "akıcı" ve "uygulanabilir" bulunmasının tam da bu sürecin bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Alanımda savunduğum “daha azla yetinme kültürü” ve “sadeleşme pratikleri” kitabın diliyle de örtüşmüş oldu ne mutlu ki.
Amacım yalnızca bilgi aktarmak değil, her okuyucunun kendi hayatına doğrudan uygulayabileceği öneriler sunmaktı. Minimalizm ve sürdürülebilirlik hakkında daha fazlasını öğrenmek isteyenler için kitabı bir “tamamlayıcı kaynak” olarak konumlandırmak istedim.
Bugün hâlâ, kitaptan bir cümleyi, bir alışkanlığı hayatına katan insanlardan haber almak, yazmanın uzun vadeli etkisini bana yeniden hatırlatıyor. Üç yıl önce sadeleşmenin hayatımıza neler katabileceğini anlatmak için yola çıkmıştım ve bu yolculuk pek çok kişinin hikayesine dokunmuş.
Her okuyan, uygulayan ve paylaşan kişiye gönülden teşekkür ederim.



Yorumlar