Sıfır atıkla nasıl tanıştım
- Hale Acun Aydın
- 26 Oca
- 1 dakikada okunur
Sıfır atıkla ilk tanışmam elinde tüm bir yılın çöpünü tek kavanoza sığdıran Lauren Singer’in bir konuşmasını dinlemekle olmuştu. Bu konuşmasında Zero waste yaşamın kurallarını anlatıyordu.

"Zero Waste" henüz Türkçeleşmemişti, beni çok etkileyen bu kavramı evdeki çöpü azaltmakla özdeşleştirerek "Çöpsüz Yaşam" diye çevirmiştim o zamanki blog yazılarımda.
Sonra sıfır atık bir kavram olarak çok yaygınlaştı ve ben de eski yazılarıma gidip tek tek değiştirdim "Çöpsüz Yaşam"ları :)
Zaman ilerledikçe, sıfır atığın ötesinde bir kavram hayatımıza daha fazla girmeye başladı: Sürdürülebilir Yaşam.
Yalnızca çöpleri azaltmak değil; suyu, enerjiyi, kaynakları, zamanı, her şeyi daha bilinçli kullanmak. Biz bugün tüketirken, yarının kaynaklarını da korumak.
Son yıllarda şirketler de bu alanda adımlar atmaya başladı. Kimi gerçekten dönüşmek istiyor, kimi de regülasyonlar nedeniyle harekete geçiyor. Ama her iki durumda da çalışanların sürece dahil edilmesi büyük fark yaratıyor.
Ben de son 5 yıldır, kurumlarda sürdürülebilirlik konusunu daha ulaşılabilir ve gündelik hayata uyarlanabilir hale getirmek için eğitimler veriyorum. En son, Bosch Bursa çalışanlarıyla bir araya geldim.
Çevre Günü vesilesiyle düzenlenen bu buluşmada; sürdürülebilir yaşama geçişin ilk adımlarını, evden işe, alışkanlıklardan tüketim tercihlerine kadar geniş bir perspektifte konuştuk.
Çevre Günü’nü bir kutlama günü olmaktan çıkarıp bir farkındalık anına çevirebildiysek, ne mutlu.
Daha yaşanabilir bir gelecek için birlikte üretmeye ve konuşmaya devam.






Yorumlar